Logo
10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü 10 Aralık tarihini içine alan hafta da İnsan Hakları Haftası... İnsan onurunu korumayı amaçlayan insan haklarını demokrasinin ve hukuk devletinin temeli olarak saymıştır. Günümüzde insan hakları modern ve politik bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Demokrasi ile birlikte günümüzün en popüler kavramlarından birisidir. Bu itibarladır ki; terimin çağrıştırdığının aksine tanımı son derece zor bir kavramdır. Herkes tarafından ittifak edilmiş bir tanım getirme çabası yerine insan haklarının nitelikleri sayılmaya çalışılmıştır. Bu nitelikler; insan hakları evrenseldir, doğuştandır, toplum öncesidir, mutlaktır, vazgeçilmezdir, birey haklarıdır, çoğunlukla özgürlük haklarıdır, temel haklardır, esas olarak devlete karşı ileri sürülen iddialardır şeklinde sayılabilir. Esas olarak devlete karşı ileri sürülebilen insan haklarına karşı devletin ödevleri tanıma, dokunmama, koruma, temin ve tedarik olarak kabul edilir. Akademik ve felsefi bir ilgi konusu olarak insan haklarının tarihi, modernliğin kendisi kadar eski (veya onun kadar yeni) bir konudur. Çağdaş hukuk ve siyaset gündeminin en başta gelen konularından birisi olduğu da şüphesizdir. Teorik olduğu kadar pratik bir sorun olarak insan hakları, gerek ulusal gerekse uluslar arası düzeyde ciddi bir tartışma alanı oluşturmuştur. Siyasetin ele alınışında insan haklarının öneminin artarak yer alması modern dönemin karakteristik özelliğidir. İnsan haklarına saygı meselesi uluslar arası ilişkilerin ve uluslar arası hukukun temel sorunlarından birisi haline gelmiştir. İnsanlığın bu noktaya varmasının temelinde O’nun mücadele gücü ve özgürlük düşüncesi yatmaktadır. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve İnsan Hakları Haftasının bu yıl muharrem ayı içinde olması münasebetiyle İslam dünyası için ayrı bir hususiyet arzetmektedir. "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Muharrem ayının hususen aşure gününün manevi berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir. Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında diğer demokrasilerle aynı değer ve amaçları paylaşan (belkide onlardan daha ileride) Türkiye, insan hakları standartlarının en yüksek düzeye getirilmesi amacıyla birçok önemli adım atmıştır. Bu adımlardan bir tanesi“İl / İlçe İnsan Hakları Kurulları” dır. Keza sivil toplum kuruluşları insan haklarının tanınmasında taleplerini yüksek sesle dillendirebilmekte ve koruma mekanizmalarının atalete düşmemesi için etkin görev ifa etmektedirler. Tüm bunların yanında insan haklarının ve koruma mekanizmalarının geliştirilmesine katkı saylamak için herkesin eğitimle beslenmesi ve gerçek yada tüzel kişilerin biraz daha duyarlı olması elzemdir. Geleceğin daha iyi olacağına dair umutlarımızın asıl kaynağı, günümüz insan hakları değerlerinin lafsına değilse de ruhuna her zaman sahip bu toprakların evladı olmaktır. Av. Nedim BAŞARAN Tokat Barosu İnsan Hakları Komisyonu
09.12.2011 20:17:00